İskelet, insan vücudunun çatısını oluşturarak onun dik durmasını sağlayan ve iç organları darbelerden koruyan yapıdır. İskeletin vücuda şekil verme, kaslara bağlanma yüzeyi oluşturma, kas ve eklemlerle birlikte vücut hareketini sağlama, kalsiyum, fosfor, magnezyum gibi mineralleri depolama ve kemik iliğinde kan hücrelerini üretme görevleri de vardır.

Kemik Doku
İnsanda iskelet, embriyonik dönemin başlarında kıkırdak doku hâlindedir. İkinci aydan sonra başlayan kemikleşme, 25 yaşına kadar devam eder. Kemik doku, kemik hücreleri (osteosit) ve ara maddesinden (osein) oluşmuştur. Osteositler uzantılı hücrelerdir. Uzantıları, birbirleriyle ilişkili olmalarını sağlar. Oseinin organik kısmı protein yapıdaki kolajen liflerden; inorganik kısmı ise kalsiyum fosfat, kalsiyum karbonat, kalsiyum florür, potasyum ve magnezyumdan meydana gelir.
Organik maddeler kemiğin esnek olmasını sağlar. Bir insanın bebeklikten yaşlılığa doğru organik madde oranı azalırken inorganik madde oranı artar ve kemikler daha fazla sertleştiği için kemiklerin kırılganlıkları artar. Onarım ve iyileşmeleri zorlaşır.

Osteosit hücreleri, osteoblast denilen genç kemik hücrelerinin olgunlaşmasıyla oluşur. Osteositler uzantılı hücreler olduğu için kemik kanalları içinde birbirine bağlanır. Osteositler, kemik doku içinde lakün adı verilen boşluklarda yer alır.
Kemik doku içinde, ayrıca osteoklast adı verilen hücreler de bulunur. Bunlar, kemik doku içinde kanallar açarak yıpranmış kemik doku hücrelerinin yıkımını sağlayan hücrelerdir. Osteoklastlar tarafından yıkılan kemik doku hücrelerinin yerini osteoblastlardan farklılaşan yeni kemik hücreleri alır. Sürekli devam eden bu kemik yıkımı ve yapımı, kemiğin üzerine yerleşen kuvvetlerin ayarlanmasını ve kemiğin yeniden şekillenmesini sağlar.

Kemikleri dıştan saran zara periost denir. Periost, bağ dokudan meydana gelmiştir. Bol miktarda kan damarı, lenf damarı ve sinir taşır. Yeni kemik hücrelerinin oluşumunu, kemiğin enine büyümesini, yenilenmesini ve kemik kırıklarının onarılmasını sağlar.Yetişkin bir insanın kemik analizi yapıldığında yaklaşık olarak kemik dokusunda %20 oranında su, %30 oranında organik madde, %50 oranında inorganik madde bulunur. İnorganik maddelerin çoğunluğunu kalsiyum, magnezyum ve fosforun oluşturduğu görülür.

Sert kemik doku; uzun kemiklerin gövdesinde, baş kısmındaki süngerimsi kemik doku üzerinde ve iskeleti oluşturan tüm kemiklerin dış yüzeyinde bulunur. Sert kemik doku, baskıya ve bükülmeye dayanıklıdır. Enine kesitinde iç içe geçmiş halkalar şeklinde lamelli yapısı gözlenir. Lamellerin ortasında sinir şeritlerini ve kan damarlarını taşıyan havers kanalı bulunur.
Kemiğin ortasından geçen sarı kemik iliği kanalına parelel uzanan havers kanallarını birbirine bağlayan yan kanallara volkmann kanalı denir. Bu kanallarda sinirler ve kan damarları bulunur. Kemik dokusu hücreleri, kan damarlarından besin ve oksijen alırken atık ürünleri de aynı yolla kana verir.

Süngerimsi kemik doku, uzun kemiklerin uçlarında ve diğer kemiklerin sert kemik dokusunun altında yer alır. Süngerimsi kemik doku gözenekli, ince ve düzensiz lamellerden oluşmuştur. Boşluklu yapısından dolayı hafif ancak baskıya dayanıklıdır. Kan hücrelerinin yapımını gerçekleştiren kırmızı kemik iliğini içerir. Kırmızı kemik iliğinin içeriğinde kök hücre ve kan hücreleri (alyuvar, akyuvar ve trombosit hücreleri) bulunmaktadır.

Uzun kemik denildiğinde akla ön kol, dirsek, pazu, kaval, baldır, uyluk kemikleri gelmektedir. Kemiğin baş ve gövde kısımları arasında kıkırdak doku yapısında epifiz plağı bulunur. Bu plak büyüme dönemlerinde kemik boyunun uzamasını sağlar. Uzun kemiklerin gövdesinde yer alan kemik kanalında sarı kemik iliği yer alır. Uzun kemiklerin baş kısımları, süngerimsi kemik yapıdadır ve içindeki boşluk kırmızı kemik iliği ile doludur.
Sarı kemik iliği: Bol miktarda yağ damlacığı içerdiğinden sarı renktedir. Kök hücre ve bağışıklığı sağlayan bazı akyuvar çeşitlerini içerir. |
Yassı kemikler, kalınlığı boy uzunluğundan az olan kemiklerdir. Kafatası, kürek, kalça ve kaburga kemikleri yassı kemiklerdendir. Bu kemiklerin en dışında periost, periostun altında sıkı kemik ve iç kısmında süngerimsi kemik bulunur.
Sarı kemik iliği sadece uzun kemiklerde bulunurken kırmızı kemik iliği tüm kemiklerde bulunur. |
Kısa kemiklere, el ve ayak bileklerindeki kemikler örnektir. Boyu ve genişliği hemen hemen eşit olan kemiklerdir. Yapıları, yassı kemiklere benzer.
Düzensiz şekilli kemiklerin belirli bir şekli yoktur. Bazı yüz kemikleri ve omur kemikleri, bu tarz kemiklere örnek verilebilir. Yapıları yassı ve kısa kemiklere benzer.
İnsanda iskelet yapısı, eksen iskeleti (baş ve gövde iskeleti) ve üyeler iskeleti (kollar ve bacaklar) olmak üzere iki temel kısma ayrılır. Yetişkin bir insanda, iskelet yaklaşık 207 kemikten oluşmaktadır.
Eksen iskeletini oluşturan baş iskeletinde kafatası (8) ve yüz kemikleri (14) bulunur. Gövde iskeletinde ise omur (33), göğüs kemiği (1) ve kaburga kemikleri (24) bulunur.
Kafatasını oluşturan yassı kemikler, oynamaz eklemlerle birbirine sıkıca bağlanmıştır. Oluşturdukları korunaklı yapı, beynin darbelerden korunmasını sağlar. Alt çene kemiği şakak kemiklerine oynar eklem ile bağlı ve hareketlidir. Bu açıdan baş iskeletinde tek hareketli kemik, alt çene kemiğidir.
Omurga kemikleri; boyundan kuyruk sokumuna kadar devam eden, üst üste dizilmiş ve omur denilen 33 kemikten oluşmuştur. Omurlar arasındaki deliklerden oluşan kanala omurilik yerleşmiştir. Omurların yanlarında bulunan aralıklardan omurilik sinirleri çıkar. Omurlar arasında kıkırdak yapılı disk olarak adlandırılan ara yastıklar vardır. Omurganın; vücudun dik durması, omuriliğin korunması, kaburga ve iç organların bağlanma yeri olması gibi görevleri bulunmaktadır.
En üsteki boyun omuruna atlas, atlasın altındaki ikinci omura ise eksen kemiği adı verilir. Eksen kemiğinin çıkıntısı, atlas kemiğinin içine yerleşmiştir. Bu biçimlenme, başın eksen kemiği etrafında rahatça hareket etmesini sağlar. Omurlar üst tarafta kafa kemiği, alt tarafta kalça kemikleri ve ortada kaburga kemikleri ile eklem yapar.
Kaburga kemikleri, göğüs bölgesini saran 12 çift yassı şekilli kemiklerdir. Hepsi vücudun arkasında bir uçları ile sırt omurlarına eklem yapar. Önden ilk 7 çifti göğüs kemiğine eklem yapmıştır. 8, 9 ve 10. çiftler birbirine bağlandıktan sonra 7. kaburga kemiği ile eklemlenir.

11. ve 12. kaburga çiftlerinin ön uçları serbesttir (yüzen kaburgalar). Kalbi ve akciğeri çevreleyerek mekanik olarak korumak ve destek sağlamak, solunum sırasında diyaframa yardımcı olmak kaburgaların görevleri arasındadır.
Omuz kemeri, sağlı sollu iki köprücük kemiği ve iki adet kürek kemiğinden oluşur. Köprücük kemiklerinin bir ucu, göğüs kemiğine bir eklemle bağlanır.
Kalça kemeri, kalça, oturga ve çatı kemiklerinin bir araya gelmesi ile oluşur. Kalça kemikleri, omurganın bitiminde bulunur ve omurganın sağrı adı verilen bölgesindeki omurlar ile birleşerek leğen kemiğini oluşturur. Üstte kuyruk sokumu kemiğiyle 2. ve 3. kuyruk omurları, iki yandan ilye kemiği, alttan çatı kemiği ve oturak kemiğiyle sınırlandırılan boşluğa leğen boşluğu ya da pelvis boşluğu adı verilir.
Üyeler iskeleti, kol ve bacak kemiklerinden oluşur. Üyeler iskeletinde, uzun ve kısa olmak üzere toplam 120 kemik bulunur. Kol ve bacağın her birinde otuzar kemik vardır.
Kol ve Bacak Kemikleri Sayısı
Kol kemikleri | Bacak kemikleri | ||
Bulunduğu kısmın adı | Kemik sayısı | Bulunduğu kısmın adı | Kemik sayısı |
El bilek kemikleri | 8 | Ayak bilek kemikleri | 7 |
El tarak kemikleri | 5 | Ayak tarak kemikleri | 5 |
El parmak kemikleri | 14 | Ayak parmak kemikleri | 14 |
Pazu kemiği | 1 | Baldır kemiği | 1 |
Ön kol kemiği | 1 | Kaval kemiği | 1 |
Dirsek kemiği | 1 | Diz kapağı kemiği | 1 |
– | – | Uyluk kemiği | 1 |
Kemik oluşumu ve gelişmesi için yapısındaki kalsiyum, fosfor ve potasyum gibi inorganik maddelerin kemikteki ve kandaki oranı arasında belli bir dengenin sağlanması gerekir. Bu dengeyi kalsitonin ve parathormon düzenler.
Kemiğin büyümesi gelişmesi üzerinde etkili olan hormonları “Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler” konusunda gördüğünüzü hatırlamanız öğrenmenizi kolaylaştıracaktır. |
Ayrıca büyüme ve gelişmede rol oynayan büyüme hormonu ve eşeysel hormonlar da kemik oluşumu ve gelişmesi üzerinde etkilidir. C vitamini, kemik dokudaki kolajen liflerin üretimi için gereklidir. D vitamini, kalsiyum ve fosforun bağırsaklarda emilimini ve kemiklere geçişini hızlandırır. A vitamini, osteoblast ve osteoklastların etkileşimleri ve aktivi- teleri için gereklidir. Eksikliğinde kemiklerin büyüme hızı yavaşlar. A, C ve D vitamini bu sebeplerle kemik oluşumu ve gelişimi üzerinde etkilidir. Bireyin genetik özellikleri, dengeli beslenmesi ve hareketli yaşam tarzı da kemiğin oluşumu ve gelişmesine etki eden faktörlerdendir.